Son Dakika
22 Mayıs 2019 11:47
-A +A
Ahmet LEVENTYÜRÜ

Ahmet LEVENTYÜRÜ

YEMİN

Elmalılı Hamdi Yazır’ın Kur’an –ı Kerim Türkçe çevirisine göre - Sure Al’- i İmran –Ayet 77’de “Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir menfaat karşılığında satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır” buyruluyor.

24 Haziran 2108 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan yüce mecliste yemin etti. Sonradan da dindar ve kindar nesil yetiştireceklerini söyledi. Yeminlerine uymadığı gibi kinci, dinci ve yalancı nesil yetiştirmek için çok kötü bir örnek oldu.
Uzaktan kumanda ile yönetilen İstanbul belediye başkan adayı 1000ali’ye seçim sonuçları sorulduğunda “oylarımı çaldılar” dedi.
Arkasından kumandayı elinde tutan muhterem de “Gerçekten oylarımızı çaldılar ve gasp ettiler” diyerek “Bu seçimde adaylar yarışmadı. Projelerimi Sayın Cumhurbaşkanım açıklayacaktır” diyen robot başkan adayını destekledi.
Günlerce yalan üreterek, yüksek seçim kurulunun kapısına üç bavul dolusu kağıtla giderek halkın aklıyla ve temiz duygularıyla alay eden sözde hukukçu olan, kendi ürettiği yalanlara kendisinin de inandığını sanmadığım Ali İhsan Yavuz’un bavul dolusu yalanlarına yürekten inanıp “Çaldılar” diyen AKP Genel Başkanı’nın bu ifadelerine az kalsın ben de inanıyordum.
Çünkü gerçek olmamış bir olguyu sanki olmuş gibi çok tatlı söylüyor.
Acaba en yüce makamlara gelmiş olan bu kişiler bu yüce milleti bölmekten, parçalamaktan, aşağılamaktan, sömürmekten ne zaman vazgeçecekler?
Üzülerek, hem de çok çok üzülerek söylüyorum ki; ülkeyi parçalamak isteyen dış güçlerin çaba harcamalarına hiç gerek yok.
Çünkü baltanın sapı bizden!
Ayıp ediyorsunuz, yazık ediyorsunuz.
Milleti düşünmüyorsanız, çocuklarınızı ve torunlarınızı düşünün.
Yalancı dede olmayın.
Bölücü dede olmayın.
Ayrıştırıcı dede olmayın.
Bir düşünün bu millet size asla ummadığınız ve hak etmediğiniz derecede mevkiler verdi.
Siz bölmekten başka millete ne verdiniz?
BAHÇELİ ve KANKA’SI
MHP lideri Devlet Bahçeli’yi Rahmetli Bülent Ecevit ile kurduğu koalisyon hükümeti döneminden beri sizi izlerim.
Hükümet kurduğunda davranışlarını çok olumlu gördüğümden ötürü iyi bir devlet adamlığı özelliği gösterdiğini düşünmüştüm.
Önce uluslararası ekonomik bir kriz oldu.
Sonra Marmara Depremi oldu. 20 binden den fazla vatandaşımız öldü ve binlerce ev yıkıldı.
Evsiz kalan vatandaşlara 2 yıl kira ödemesi yapıldı.
Büyük bir ekonomik bunalıma girildi.
Dünya Bankası 2. Başkanı Kemal Derviş ülkemize çağrılarak ekonominin düzlüğe çıkması için bir plan hazırlandı.
Tam işler yoluna girecekti ki koalisyonu bozarak erken seçime gitti.
Yapılan seçimde hem kendi partisini hem de koalisyon ortağını baraj altına düşürerek AKP’ nin iktidar olmasını sağladı.
Kemal Derviş’in hazırlamış olduğu ekonomik programı AKP uygulayarak başarıya ulaştı.
Bahçeli, 23 yıldır bu partinin başkanı!
Amerikan askerleri Irak’ ta askerlerimizin başına çuval geçirdiğinde, şimdilerde Kanka’sı olan Erdoğan başbakandı.
Kendisine Amerika’ya nota verecek misiniz diyen gazetecilere; “O senin nota dediğin müzik notası değil ki verelim” şeklinde yanıt verdi.
Diyarbakır’da Barzani ile birlikte Apo’ nun posterleri altında yaptığı mitingde; “Türk yoktur, Türkiyelilik vardır” dedi.
Oslo’da PKK ile görüşmeler yaptığında, muhalefetin; “Terör örgütü ile müzakere yapılamaz. Bu örgüte uluslararası güç kazandırırsınız. Konuyu mecliste görüşelim isteğine karşılık “Terör örgütü ile görüşmüyoruz, ispatlamayan şerefsizdir”, görüştükleri ispatlanınca da “biz görüşmüyoruz, devlet görüşüyor” diyerek işin işinden sıyrılmaya çalıştı.
Buraya kadar Bahçeli’nin hiç gıkı çıkmadı.
Acaba o Devlet bu Devlet miydi?
Çadır mahkemeleri kuruldu, hainler affedildi bir şey demedi.
Çözüm süreci denilerek İmralı, Dolmabahçe Sarayı ve Kandil arasında mekik dokunarak PKK’nın Diyarbakır Sur’da, Şırnak’da Mardin ve Cizre’de tahkimat yapmasına ve yollarda arama yapmasına asla ses çıkarmadı.
Dolmabahçe’de devletin bakanı nezaretinde, PKK’nın temsilcileri ve HDP milletvekilleri ile müzakereler yapılarak anlaşma metni hazırlanıp imzalandı.
Bu anlaşmadan sonra Kanka’sı anlaşmayı tanımadığını söyledi ve PKK’nın tahkimat yaptığı yerlerde PKK ile iç savaşa girildi.
Bu savaş Sur İlçesinde 3 ay sürdü.
Sonra diğer illerdeki PKK’lılarla savaşıldı.
Yanılmıyorsam 550 güvenlik görevlimiz şehit oldu.
Bahçeli’nin Kanka’sı galiba bunun için kadınlarımıza “3 yetmez 5 çocuk yapın” diyordu.
Dış politikada öylesine saçmalıklar yapıldı ki.
Eşbaşkanlık için kardeşim dediği Esat bir gecede Eset oldu ve Suriye sınırı PKK’nın geçiş yolu haline geldi.
Posta koymadığı tek bir Avrupa ülkesi ve komşu ülke (Yunanistan hariç) kalmadı.
Devlet itibarımız sıfıra indirildi.
Seçim kazanmak için kendinden olmayanlara “Bunlar hain, teröristlerle işbirliği yapıyorlar, çukur, alçak, bunların geçmişleri şaibelidir, camileri ahır yapmışlardır vb.” iftiralar atılarak sürekli gerilim yaratıldı.
“Kurtuluş Savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı” diyen Fesli Kadir’i, Atatürk’e ve annesine sövdüğü için kendisine puan kazandırır amacıyla milletin sarayında başköşede ağırladı, yalancı şeyhülislamı ile birlikte hastanede ziyaret etti.
Tabutunun Türk Bayrağı’na sarılmasına göz yumuldu.
Bunlara da sesi çıkmadı.
Bahçeli, siyasal yaşamı boyunca bir tek doğru söz söyledi.
O da “İki yanlıştan bir doğru çıkmaz, tekeden süt sağılmaz, balda tuz bulunmaz, suda ateş yanmaz, Recep Tayyip Erdoğan’dan da Cumhurbaşkanı olmaz!" sözü idi.
Şimdi aynaya baktığında, toplumun içine çıktığında yüzü kızarıp utanıyor mu pek merak ediyorum.
Galiba bunun farkında bile değil!
Şimdi bu sözü sizin için söylemek bizim için bir vatandaşlık görevidir.
Arkanızdan gelen milletvekilleri adına da üzülüyorum.
Yunanistan 18 adamızı işgal etti.
Yunan komutanlar bu adalarda piknik yapıp mangal yakıyorlar.
Dumanını da Ege kıyılarımıza doğru gönderiyorlar.
Bu durum karşısında ne Kanka’sından ve ne de Bahçeli’den ses çıkmadı.
Milliyetçilik; vatanını, milletini, bayrağını lafla değil gönülden sevmek, gerektiğinde adam gibi davranarak millet yararına plan ve proje üretmekle olur.
Bir sürü yalan ve dolanla bir seçimi iptal ettirdiler.
Kanka’sının kazanması için İstanbul’da karargah kurdu.
Bence Bahçeli, karargahı Yunanlıların işgal ettiği adalardan birinde kurmalı ve o adaları kurtarmalı! Eğer bunu yapamıyorsa devletin bekası için Kanka’sıyla birlikte siyasetten çekilmeli.
Tüm ülkücü, vatansever, temiz kardeşlerimi ve evlatlarımızı bunun dışında tutuyorum.
Sizi o görevden almaları için onlara başarılar diliyorum.
Benim biricik öğretmenim Hüseyin Avni Şanlı’dan alıntıdır.
İletişim: 05326059506

Anahtar Kelimeler : YEMİN,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!