ÜST BANNER

Nedim İNCE

YEMEK

Tabaklar neredeyse doluydu. Kenarından kıyısından didiklenmiş ve öylece bırakılmıştı masada. Söylenen kesindi, tabaklarda kalan yemekler dökülecekti. Döküyordu yemekleri; şimdiye kadar ailesi kazandıklarıyla böyle bir yemek yedirememişti kendisine, bundan sonra da kazandıklarıyla yiyebileceği de pek mümkün görünmüyordu.

22 Haziran 2021 13:29
A
a
Yiyemezdi ama çöpe dökebilirdi.
Çalıştığı otel deniz kıyısındaydı. Nam yapmış bir oteldi. Odaların çok güzel olduğunu söylerdi temizliğini yapan arkadaşları. Bir ara kendi gözleriyle de görmüştü hatta. Salonları, barları, animasyon amfi tiyatrosu, yemekhanesi, özel restoranı, havuzu, kumsalıyla onun hafızasına sığmayacak kadar lükstü.
Pahalıydı, hele ona göre ulaşılmaz bir fiyat ödüyordu misafirler. Her şey dahildi. Tevfik Fikret’in dediği gibi aksırıncaya, tıksırıncaya kadar nerdeyse yirmi dört saat yiyecek bir şeyler vardı. İçki ve içecek su gibi gidiyordu. Tabii bu terim suyun ücretsiz olduğu devirlerden kalma ama yine de meramı anlatıyor sanırım.
Arkadaşları çok şanslı olduğunu düşünüyordu. O meşhur ve lüks mü lüks otelde çalışıyordu. Reklamlardan görüyorlardı oradaki yaşantıyı. Görmedikleri ise orada çalışan arkadaşının kaldığı tıkış tıkış odalar, çalışma saatlerindeki yoğunluğu, otel misafirlerinden bazılarının oteli çalışanlarla birlikte satın almış gibi kaprisli davranışları, yetkililerin ‘müşteri her zaman haklıdır’ şiarını benimsemeleri, orada hizmetin bir aracı olmadan öte bir duyguyu yaşama fırsatı bulamaması…
Daha neler neler…
Yemekhanesinin o reklamdakinden çok farklı olduğunu da bilmiyorlardı;  kıyıda köşede bir yerde, göze görünmeyecek bir kuytuda küçücük yemekhanelerinden haberleri yoktu.
Göz alıcı iştah kabartıcı yemekleri ancak dökebildiklerinden da haberleri yoktu. Bazen dört beş gün üst üste aynı tabldotu yediklerinden de…
Gelir dağılımındaki uçurumdan söz edilir oldum olası. Hayat bunu bize somut olarak da gösterir. Kapitalizm bunu sen de bir gün o zirvedeki, zengin, ‘itibarlı’ bir kişi olabilirsin diye katlanılırdanöte kabul edilebilir kılıyor.
O otelde bunun çok zor olduğunu da bilmiyor arkadaşları.
Her şey otelin sınırları içinde oluyor; yan yana ve bağıra bağıra…
Odaların farkı…
Yemekhanelerin farkı…
Yemeklerin farkı…
Çalışma koşulları…
Hele de yemeğe izni olmayan…
Şimdiye kadar ailesinin geliriyle yiyemediği…
Bundan sonra da kazandıklarıyla büyük olasılıkla yiyemeyeceği…
Yemekleri çöpe dökmesi…
Hepsine bir şekilde katlanacak bir bahane buluyor da
Şu yemekleri çöpe dökmek katlanması gün be gün zorlaşıyordu.
Sırf bu yüzden sorumlusundan yerinin değiştirilmesini istedi. Herkesin kaçmak istediği plajın ve tuvaletlerin temizliği görevini üstlendi.
Belki daha çok yorulacak ama daha az acı çekecekti.
Nedim İnce
19.06. 2021 / Bodrum
 
1000
icon
Mualla Can 25 Haziran 2021 01:12

Gerçek bir yaşam ,kimi yer kimi bakar ,kıyamet ondan kopar demiş atalarımız maalesef Simdiki durum bu.

0 1 Cevap Yaz
K. Erol 23 Haziran 2021 22:08

Ülkemizin genel durumunun yansıması

0 1 Cevap Yaz
Necati Gökçek 23 Haziran 2021 11:48

Selam teşekkürler.

0 1 Cevap Yaz
HALİL SÖZLEVİ 23 Haziran 2021 11:15

Hocam çok güzel izlemleriniz teşekkür ederim

0 1 Cevap Yaz
Mehmet incjli 23 Haziran 2021 08:12

Sen Bodrum unda mısın ki otelin, bunları bilebiliyorsun?! Şaka bir yana bu vahşi kapitalizm diye adlandırılan kapitalizmin görgüsüz ve bilinçsiz sömürü zamanlarına aittir. Avrupada ve japonyada ve Amerikada çalışanlar müşterilerin yiyip içtiklerini yiyebiliyorlar. Ve evliler kendi evlerine gidebiliyorlar. Yine de kapitalizm yeryüzünden silinecek. İnsana ve doğaya aykırı herşey gibi, yoksa müsilaj yok edecek onu..

0 1 Cevap Yaz
Namık 23 Haziran 2021 07:31

Günaydın Bence bir günde çöpe dökülecek yemek ile Afrika kıtasını doyururuz Yalnız benim otelden çöpe dökülen yemek 50 kilo civarında olurdu pandemiden sonra yemekleri biz veriyoruz 10 kilo civarında dökülüyor .Ekmek israfı da çok fazla

0 1 Cevap Yaz
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat