ÜST BANNER

Nedim İNCE

SAPANLA KUŞ AVLAMAK

Ayvalık’ta muayenehane açmayı düşündüğümü paylaştığım hekim dostumun güzel bir benzetmesi oldu: “Sapanla kuş avlamaya çıkıyorsun”

14 Temmuz 2021 07:57
A
a
Bu benzetmeyle aslında sağlığın özelleştirilmesine ve kamu kaynaklarının özel sermayeye aktarılmasına gönderme yapıyordu.
Konu orada kalmadı. Özel sermayenin özel sağlık kuruluşu açması özendirilirken, özendirmeden öte kutsanırken, başta hekimler olmak üzere sağlık emekçilerin emekleri sermayenin birikimine katık edilirken hekimlerin muayenehane açıp sağlık hizmeti üretmesine, kendi emeğinin karşılığının kendinde kalmasına kem gözle bakılmasına kadar gitti.
Hazırlığı çok önceden yapılan Dünya Bankası ve IMF’nin ortak projesi, sağlık hizmetlerinin sermayeye açılma, sağlığın özelleştirilme, sağlığı ticarileştirme projesi, ülkemizdeki adıyla ‘Sağlıkta Dönüşüm’ projesi, 2004 yılından itibaren Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından ödünsüz uygulanmaya başlandı.
Kamusal sağlık hizmeti sunan tüm kamusal sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığına devredilirken, kamu sağlık çalışanlarına performans sistemi getirildi. Kamuda çalışan hekimlerin muayenehaneleri, çıkarılan Tam Gün Yasası ile kapatıldı. Kamu hastanelerdeki döner sermaye etkinleştirilerek yeniden organize edilen Sosyal Güvenlik Kurumu, SGK, kaynakları performans sisteminin besleyen kaynak haline getirildi.
Bunula yetinilmedi. Özel sağlık kuruluşlarının SGK ile anlaşma yapması sağlandı. SGK kaynakları özel sermayenin ürettiği özel sağlık hizmetleri için de kullanılmaya başlandı.
Hükümetin uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Projesi gereği teşvik edilerek hızla çoğalan ve yaygınlaşan özel sağlık kuruluşlarına kısa zamanda çok sayıda hekim gerekli oldu.
Bir yandan artan hekim ihtiyacını karşılamak bir yandan da hekimlerin muayenehanelerden kazandığı geliri özel sermayeye aktarmak için ‘Tam Gün Yasası’ çıkarıldı. Hekimlerin muayenehanelerinden vazgeçmeleri için performans sistemi havuç, hekimlerin ‘paragöz’ diye suçlanmaları, muayenehanelerin birçok olumsuz sıfatla kötülenmesi, mevzuat düzenlemeleri ve onu da aşan uygulamalar sopa olarak kullanılarak yasanın uygulanmasının kolaylaştırılmasına imkan yaratıldı.
Ulaş İnce’nin yayımlanmış eski bir gazete makalesindendevam edelim:
“Sağlıkta Dönüşüm Programı. Dönüşüm Programının etkileri sevk, reçete ve sigorta gibi düzenlemeleri içeren çok geniş bir alana yayılmakla birlikte, en önemli ayağını, gündelik hayatta kullanılan “tam gün yasası” ibaresinden de anlaşılabileceği gibi, doktorların muayenehane ve hastane arasındaki seçim zorunluluğu teşkil ediyor. Bu yeni düzenleme herkesin malumu; ayrıca yüzeyde pek de karmaşık ya da hayati görünmeyebilir. Zira feragat edinilen muayenehane geliri, devlet hastanelerindeki “performans” sistemi altında sağlık hizmetlerine verilen parça başı primlerle kimi doktorlar için kısmen, kimileri için ise fazlasıyla telafi ediliyor. Bir diğer seçenek ise hem muayenehaneyi kapatıp, hem devlet hastanesinden istifa edip veya hak ettiyse emekli olup özel bir hastanede yine “tam gün” çalışmak. Neticede doktorların mali kaybı feci seviyelere ulaşmazken hastalar da (özellikle özel hastanelerin SSK ve Bağ-Kur’la anlaşmaları sonrasında) sağlık hizmetine daha rahat ve ucuza ulaşıyorlar.
Ya da bize anlatılan hikaye böyle.
Bu olguyu çevreleyen “populizm,” “parsa koruma,” “çıkar kavgası” gibi gündelik sav ve karşı savların üzerini kazıyıp, tam gün yasasına eleştirel bir siyasi iktisat çerçevesinden baktığımızda ortaya çok daha derin boyutlu ve olası yansımaları çok daha vahim bir mesele çıkıyor: Türkiye’deki sağlık sisteminin kapitalistleşmesi, (muayenehanede) üretilen değerin, kişisel tüketime yönelik “gelir” olmaktan çıkarılıp yatırıma yönelik “sermayeye” dönüştürülmesidir(..).
Küçük mülkiyet sahibi kategorisinden yasa zoruyla çıkarılan doktor, çalışma koşulları üzerindeki kontrolünü kaybeder. Bu noktadan sonra doktorun iş güvencesi, maaşı ve özlük hakları, kar-zarar mantığıyla hareket eden işverenin tasarrufu altındadır. Bu dinamiğin en çarpıcı örneği, yaptıkları ameliyat sayısında düşüş kaydedilen doktorların maaşlarına kesinti uygulayan bir özel hastanedir (“Ne Kadar Ameliyat, O Kadar Maaş,” Hürriyet, 19 Temmuz 2009). Sonuç olarak, “tam gün yasasının” yapısal neticesi, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin genel emek politikalarının gelen istikametine de uygun olarak, vasıflı emeğin ucuzlatılması, güvensizleştirilmesi ve sermaye birikimine eklemlenecek biçimde çalışmaya itilmesidir.
Ulaş’ı da okuduktan sonra ‘teşbih de hata olmaz’sözünü anımsayarak benzetmenin özel sağlık kuruluşları karşısında muayenehanesi olan ya da benim gibi yeni açmayı düşünen hekimlerin durumuna işaret ettiğini ifade etmeme bilmem gerek var mı?!
Nedim İnce
Ayvalık / 12. 07. 2021
 
1000
icon
Bülent Arman 15 Temmuz 2021 10:59

Sevgili Dostum ; malum çevrelerin aşağılamağa çalıştıkları muayene hekimliğinin, şövalyelik olduğunu düşünürüm. Yatırım ve sermayeye dayanan özel sağlık işletmelerinin, emek, bilgi ve cesarete dayanan muayene hekimliği karşısında zerre kadar değeri ve saygınlığı yoktur. Konu “sapanla kuş avlamak” sa , özel sağlık işletmelerinin bir ellerinde kuş, diğer ellerinde silah varken, muayene hekimleri tabiri caizse sapanla, üstelik uçar avına çıkmaktadır. Her türlü alt yapınla ideal bir muayene Hekimi olduğunu biliyorum. Kazanan Ayvalık’lılar olacaktır. Başarılar dilerim güzel Arkadaşım :))

0 1 Cevap Yaz
Dr Seyfullah Akkılınc 14 Temmuz 2021 20:33

Çok yerinde,çok doğru tesbitlerin için seni kutlarım sevgili arkadasım

0 1 Cevap Yaz
Mehmet incili 14 Temmuz 2021 15:07

Bu saatten sonra muayene açmak harikadır. Deneyimlerin ve aklın olgunlaşmasıyla ve maddi gelire pek de ihtiyaç kalmamasından ötürü. " halka hizmet, hakka hizmet " düsturuyla çalışılırsa ve bunu bütün emekli doktorlar yaparsa harika olur.. Doğal ki sembolik bir ücret, maksimum gayret bu seçimin ilkesi olmalı. Şöyle denmeye başlanacak: yahu, harika bir doktor var. 50 lira ücret alıyor en az bir saat muayene edip, sohbet ediyor. Ve inanın çok az ilaç, çok çok sağlıklı beslenme ve yürüme egsersizleri önerdi. Günde 3 lt. Su yazdı reçeteye ve iyi oluncaya kadar kontrole gel. Ücretsiz kontrol dedi. 15 günde iyileştim.. Var mısınız doktorlarım.. Doktor olmak varmış.. Gerçi ben de psiko-sosyal şifa dağıtıyorum sosyolog olarak. Plasebo etkisi yaratmaya çalışıyorum amma velakin bizim halkımız dr. Rümuzuna daha çok güveniyor.. Toplumu sağlık üzerinden aydınlatmak inanın çok çok etkili olabilir.. sevgiler..

0 1 Cevap Yaz
AHMET LEVENTYÜRÜ 14 Temmuz 2021 13:28

Saptamalar çok yerinde. Ama belli mi olur? Bazan da kuş taşa değer...

0 3 Cevap Yaz
Hasan Bankeroğlu 14 Temmuz 2021 11:59

Sevgili Nedim , Kutlarım güzel bir saptama ve hekimlerin anayasal haklarının ellerinden alınması ve emeğin itibarsızlaştırılması üzerine güzel bir özet. Meslekte ve yaştaki olgunlukla çalışma isteği ve potansiyeli olması çok önemli ve sisteme karşı mücadele için de gerekli. Yalnız açarken , Sağlık müdürlüğünün çıkaracağı engeller, ya da onlara biat etmişlerin iki yüzlülüğünden etkilenip sinirlenmemen ve son derece rahat davranman gerekir. Ben bu işle daha önce uğraştım . Uğruna mücadele ettiğimiz emekçilerin kurulan sömürü sistemini korumak için nasıl çalıştıklarını görüp moralini bozma

0 2 Cevap Yaz
Sevgili Hasan aklımda:) Desteğin paha biçilmez:)

Sevgili Hasan aklımda:) Desteğin paha biçilmez:)

0 0
Gülşen Güçkan 14 Temmuz 2021 10:13

Yazınızı üzüntü ve isyan duyguları ile okudum.önce eğitimi özelleştirip eğitimciyi yıllardır da sağlığı özelleştirip sağlık çalışanlarını sermayenin emrine amade kıldılar. Öğrenci ve hastalar müşteri statüsüne kavuşturuldu.önce öğrenci ve hasta ilkesi önce müşteri ve para ilkesine evrildi.bakalım daha nerelere kadar evrilecek.köy enstitüsü mezunu bir babanın evladı ve bir sağlık çalışanı olarak isyan ediyorum.

0 1 Cevap Yaz
Zeki Onen 14 Temmuz 2021 09:24

Sağlam ve acıklı bir tesbit...!👍🏻👏👏

0 1 Cevap Yaz
Sapandakı taşı aldılar eskiden avlama şansın vardı oda kalmadı bu saglık polıtıkasıyla 14 Temmuz 2021 09:10

Erdal Mutlu

1 4 Cevap Yaz
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat