Son Dakika
24 Nisan 2018 22:48
-A +A
Ahmet LEVENTYÜRÜ

Ahmet LEVENTYÜRÜ

MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ

Dövizin oynak olduğu, zamların her gün yağmur gibi yağdığı, hukuksuzluğun egemen olmadığı bir ülkede yaşamaktan bıkan, gücü de olan insanlar teker teker kendine barınacak bir ülke arar oldu.

Bunalan insanların eşine, çocuğuna ve birbirine şiddet uyguladığı bir ülke olduk.
Hırsızlık diz boyu. Cinayetler olağan hale geldi.
İmkanım olsa nerede yaşarım diye düşündüm.
Ve kısa bir araştırma yaptım.
Para kullanılmayan ülke Küba dikkatimi çekti.
Küba yaşamak için güzel bir yer.
Dünyadaki az sayıdaki komünist ülkeden biri.
Ancak o kadar ilginç bir yaşamı barındırıyor ki, sanki başka bir dünya, başka bir zaman!
Küba’da neler olmadığını merak ediyorsanız önce onu anlatayım.
İşsizlik yok.
Herkes eğitim alırken yeteneğine göre yönlendiriliyor. Ve insanların maaşları arasında yüzde üçten fazla fark yok.
Yani, bir milletvekili ve garson, eşit düzeyde maaş alıyor.
‘Çocuğum ne olacak’ derdi yok.
İnsanın çocuğu için endişelenmemesinden daha büyük bir zenginlik yoktur sanıyorum!
Kadınlar hamile iken spor, sağlık, ve çocuk yetiştirme eğitimi almak zorunda.
Doğan çocuk devletin sayıldığı için her türlü eğitim eşit ve tamamen ücretsiz.
Sokakta yatan evsiz yok.
Dünyanın en gelişmiş ülkesi olan Amerika’da 4 milyon evsiz sokakta yaşıyor. Ama Küba’da evi olmayan, devlet tarafından konaklaması ücretsiz karşılanmayan kimse de yok.
Ter kokan insanlar yok. Sabun, şampuan, deodorant, parfüm, kişisel bakım ürünleri her ay devlet tarafından ücretsiz veriliyor. Ve hepsi Küba malı!
Kazık yeme korkusu yok! Tüm dükkanlar ve işletmeler devlete ait. Ve çalışan garsonlar, işçiler memur kabul edildiği için maaşlarını devlet ödüyor.
Fiyatları da devlet belirlediği için kandırılma şansınız da yok! Ve bütün ürünler Küba vatandaşlarına belli oranda ücretsiz. Limiti aştığınızda ise çok çok ucuza istediklerinizi alabiliyorsunuz.
Para yok. Yanlış okumadınız. En yüksek maaş 30 Euro. Ama insanların çoğu bunu bile gereksiz buluyor. Çünkü zaten genel olarak her şey ücretsiz. İsterseniz ülke içinde her yıl seçtiğiniz bir yere devlet sizi ailecek tatile gönderiyor.
Dünyadaki bütün ülkelerde zenginlerin girebildiği ve yoksul insanların parasının yetmediği restoranlar, eğlence merkezleri var. Fakat Küba’da her yere girebilirsiniz. Hiçbir ayrımcılık yok. Çünkü ülkede para kullanılmadığı için bir işçi ve bir doktor aynı restoranlara gidip, aynı eğlence merkezlerinde rahatlıkla zaman geçirebiliyor.
Çocuklar üniversite eğitimlerini tamamlayana dek kalem bile almıyorlar. Hepsi devlet tarafından fazlasıyla karşılanıyor.
Hastane masrafı ya da yol harcaması yok! Ülkenin bütün vatandaşları istedikleri yemekleri rahatlıkla yiyebiliyor.
Devlet her ay kişi başı 2 kilo kırmızı et dağıtıyor. Düşünsenize 4 kişilik bir aileye ayda 8 kilo kırmızı et giriyor. Bu, dünyanın neresinde var?
Bütün gıda ürünleri organik! O nedenle tavuk çiftliği kurmak yasak! Tavuklar bahçelerde doğal olarak yetiştiriliyor. Hormon kullanmaya kesinlikle izin verilmiyor.
Aile içi şiddet yok. Kadın yada erkek, çiftler birbirlerine verdikleri en ufak hasarda beş yıldan başlayan cezalara çarptırılıyorlar.
Sağlık için endişelenmek de yok! 12 milyon nüfuslu bir ada ülkesi olan Küba, tıp alanında dünyada ilk sıralarda. Çocuk lösemisini yüzde 80 oranda tedavi edebilecek kadar ileriler. Ülkede 50 bin doktor çalışıyor.
Sadece kendi ülkelerinde değil, tüm Güney Amerika ülkelerinde , hatta Afrika’nın bir çok yoksul bölgesinde ücretsiz sağlık hizmeti veriyorlar.
Boşanma yok. Çünkü evlenmiyorlar.  Paylaşılacak mal, mülk, nafaka gibi dertleri olmadığı için boşanmadaki gereksiz evraklarla uğraşmak yerine evliliklerini düğün benzeri bir şekilde dostlarla, akrabalarla yapılan bir eğlenceyle, sözlü olarak isimlendiriyorlar.
Su ve elektrik, belli bir limite kadar ücretsiz! Ama limiti aşarsanız enerjinin boşa harcanmasını önlemek adına Türk parasıyla 0.50 kuruş gibi küçük bir ödeme yapıyorsunuz.
Doğaya inanılmaz derecede önem veriyorlar. Bir sokak hayvanına zarar verirseniz, ya da izinsiz bir ağaç keserseniz üst seviyede hapis cezasına çarptırılabilirsiniz.
Bütün sokak hayvanları için devlet düzenli olarak mama dağıtıyor. Bütün sokak hayvanlarının birer kimliği var. Tasmalara takılan bu kimliklerde hayvanın adı, doğum tarihi, sağlık durumu, cinsiyeti, yaşadığı bölge gibi bilgiler bulunuyor.
Herhangi bir ısırma, kaybolma durumunda ya da ölüm olursa hayvan kayıtlardan düşürülüyor.
Hayvanın kimliğinde yazan ‘yaşadığı yer’ bölümüne göre o civardaki veterinerler aylık sağlık kontrollerini yapmak ve buna göre devlete rapor göndermek zorundalar.
Para kazanma derdi ya da ekonomik rekabet olmadığı için hiçbir yerde reklam tabelası da göremezsiniz.
Ne iş yaparsanız yapın günde 6 saatten fazla mesai süresi yok.
İnsanlar ailelerine ve sosyal hayatlarına daha çok önem verebiliyorlar.
Dans, müzik ve eğlence, hayatın en önemli parçası! Her yer eğlence mekanları ve sokak sanatçılarıyla dolu. Her yaştan bütün insanlar günlerinin önemli bir bölümünü partilerde şarkı söyleyerek ya da dans ederek geçiriyor.
Bütün eğlence mekanları devlete ait. Eğlenceler 365 gün 24 saat aralıksız sürüyor.
Genç nüfusun tamamı, birkaç spor dalıyla mutlaka ilgileniyor. Ama dövüş sanatları ve binicilik bu sporlar arasında ilk sırayı alıyor.
Küba sokakları rengarenk antika arabalarla dolu. Araba alımı serbest olmasına rağmen  insanlar yeni otomobillerden ziyade antika araçları daha çok tercih ediyor.
Zaten en yüksek araba fiyatı 100 Euro! Ve aylık 2 Euro’luk ödeme karşılığında devlet size seçtğiniz model arabayı veriyor.
Küba, kapılarını dünyaya açalı henüz birkaç yıl oldu.
1953 yılında Fidel Castro’nun başlatmış olduğu ve Ernesto Che Guevara’nın da katıldığı ayaklanma ile uzun süren mücadale sonrasında diktatörlük yıkılarak komünist rejim kuruldu.
ABD, birkaç yıl öncesine dek dünyanın en tehlikeli ülkesi olarak Küba’yı gösteriyor ve Küba komünistlerinin nükleer silah sakladığını iddia ediyordu. Ama halkın tam desteğini alan rejim, özellikle Sovyetler Birliği’nin desteğiyle ayakta kalabildi.
Ülkenin her yerinde Ernesto Che Guevara’nın ve Fidel Castro’nun posterlerini görmek mümkün. Aynı zamanda dünyada emperyalizme karşı mücadele yürütmüş olan bütün liderlere de saygı duyuyorlar.
Ancak ülkede tek bir yabancı liderin heykeli var. O lider ulu önder Mustafa Kemal Atatürk!
Küba’da Atatürk’ü tanımayan kimse yok. Onlar için özel bir değeri var.
Küba’da suç oranı neredeyse sıfır!
12 milyonluk ülkede her yıl ortalama 2 ya da 3 hırsızlık olayı oluyor. Ve insanları inanılmaz derecede mutlu. Dünyadaki en ünlü plajların bir çoğu orada! Topraklarınsa büyük kısmı devlet tarafından milli park ilan edilmiş ve kesinlikle yaban hayvanlarına dokunmak, onlara zarar vermek yasak. Bu en büyük suçlardan biri olarak kabul ediliyor.
Şaşırtıcıdır ki ülkede hiç zehirli bitki yok. Ve ormanları doğal meyvelerle dolu!
Eğer Küba’ya yolunuz düşerse neredeyse bütün yetişkinlerin elinde puro görebilirsiniz. Onlar için puro içmek eski bir gelenek. Ve sigaradan daha fazla tüketiliyor.
Ülkede hiçbir din ayrımı yok. Kimsesize dininizi, hangi milletten olduğunuzu ya da ne iş yaptığınızı sorma gereği duymuyor. Çünkü bunların Küba’da hiçbir önemi yok.
Öyle ki Amerikalı zenci Müslümanların bir dönem lideri olan Malcolm X, Küba lideri Castro’nun yakın dostuydu. Ve Küba için ‘ikinci vatanım’ demiştir.
Fakat evlerin önemli bir bölümü hala eski! Küba ABD’nin yaklaşık 40 yıl uyguladığı ambargo ve uluslar arası baskı nedeniyle bütün dünya tarafından dışlanmış olduğu için gelişimini yeni tamamlayabiliyor. Bütün evler, sokaklar, her şey sırayla yenilenme çalışmasına başlamış. Ama bu yenilik girişimleri şehirlerin dokusuna zarar vermeden, bütün evler rengarenk ve bahçeli olacak şekilde yapılmaya çalışılıyor.
Öyle ki yeni evlilerin hepsine devlet tarafından ücretsiz, bahçeli bir ev tahsis ediliyor.
Bir devlet lideri, bir komutan olan Fidel Castro bile böyle bir evde hayatını geçirmiş. Komşusu da yaşlı bir kadın!
40 yıl boyunca kilise ve ABD, Küba’yı din düşmanı şeytanların ülkesi olarak tanımladılar.
Uzun yıllar boyunca yaşadıkları baskıları, savaşları hiç unutmayan halk Castro ve Che Guevara’yı gözleri dolarcasına bir sevgiyle anıyor.
Bugün dünyanın yaşanılabilir, insancıl, korunmuş bir doğası olan, yarın ne olacak diye düşünülmeyen ender ülkelerinden biri Küba!
Ne dersiniz? Yaşanmaya değer bir ülke değil mi?
Bu dünyadan göç ederken hiçbir şey götüremediğimize göre ne para, ne de mal mülk edinmeye de gerek yok demek ki!
Mal mülk olmayınca miras kavgası da yok.
Keşke imkan olsa da orada yaşasam diyorum.
Ya siz?
İletişim: 05326059506
 

Anahtar Kelimeler : MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!