ÜST BANNER

Nedim İNCE

KURBAN OLAYIM

Takvimin denk gelmesiyle bu sene Kurban Bayramı tatili dokuz günü buluyor.

18 Temmuz 2021 10:46
A
a
Pandeminin devam ettiğinin unutulduğu bir ortamda tatil yörelerine akın inanılmaz boyutlarda. Buna anne- baba, eş dost ziyaretleri de eklenince ülkemizdeki insanların hareketliliği son yılların zirvesine çıkıyor. Korkarım Covid-19’u da beraberinde bir zirveye taşıyacak. Bayram tatili nedeniyle hız kesecek de olsa şimdiye kadar uygulanan aşı programı, umalım ki bu zirveyi engeller ya da düşük sayılarda tutar.
Kurban ritüeli belki de insanlık tarihi kadar eskidir.
İnsanın bilişsel düzeyi yükseldikçe etrafında olanların farkına varmaya başlıyor. Başlıyor da büyük bir çoğunluğunun nedenini bilemiyor. Bu bilmeme karşında duyduğu endişeyi gidermek için ise kendi birçok nedenler yaratıyor. Neden olduğunu bilemediği birçok şeyi ruhların, ilahların, tanrı ve tanrıçaların yaptığını düşünerek bilgisizliğini gidermiş, kaygısını azaltmış oluyor.
Ruhlarla, ilahlarla, tanrı ve tanrıçalarla iyi geçinmek gerekiyor. Ödüllendirici oldukları kadar cezalandırıcılar da… Onlara yakaracak, hoşnut edecek yerler önceleri kutsal bir ağaç, tepe, dağ ya da ırmak iken zamanla insanın onlar için inşa ettiği tapınaklar oluyor. Buralarda bir yandan ayinler yapılıyor diğer yandan sunak taşları kutsallar için yiyeceklerle dolduruluyor. Zaman içinde sunak taşlarında yiyeceklere, hayvanlar hatta kimi yerlerde insanlar da ekleniyor. Kutsala adanan ve hediye edilenlere hayvan ve kısa bir süreliğine de olsa insan da eklenince, dünyanın dört bir yanında kültürden, inanç sisteminden hatta zamandan bağımsız,insanların ortak davranışlarından biri olan kurban ritüeli de böylece başlamış oluyor.
Dünyanın dört bir yanında iyi bir dileğinin gerçekleşmesi için bir davranış, bir hediye ya da bir hayvan şeklinde adak adamayan çok az insan vardır: çocuk olduğunda, işe girildiğinde, terfi alındığında, zafer kazanıldığında, yeni bir yer açıldığında, çok arzulanan bir şey gerçekleştiğinde…adanan neyse gerçekleştirilir, adanan bir kurbansa kesilir.
Kutsala adanan ve kutsala kesilen kurban hem onu memnun etmek, ona şükranlarını sunmak, ondan yardım istemekhem de öfkesinden, gazabından kurtulmak içindir.
Ülkemizde de olduğu gibi İslamiyet’in yaygın olduğu ülkelerde her yıl dört gün süren kurban bayramı kutlanır. Gücü yeten milyonlarca kişi aynı günlerde milyonlarca hayvanı kurban eder ve kurban etinin bir kısmını çevresine dağıtır.
Hemen her inançta ve bu kadar yaygın olan kurbanın edebiyatta, sanatta ve gündelik yaşamda metafor olarak kendine yer bulması kadar olağan bir şey yoktur.
Büyük usta Neşet Ertaş’a kulak verdiğimizde “Gönlü bizde olanların aşkına/
Kurban olam kurban olam ben olam/ El uzadam perişana düşküne/ Kurban olam kurban olam ben olam/ Olam ben olam..”
diye seslendiğini duyarız.
‘Kurban olayım’ diye başlayan ne çok cümle duymuşuzdur yaşamımızda ve ne çok cümle kurmuşuzdur…
Kurbanın sadece metaforlarda kalacağı bir gelecek dileyerek…
Kurban olayım bu dünyayı tüm canlılar için yaşanır kılmaya çalışan her insana!
Nedim İnce
Altınoluk / 16.07. 2021
1000
icon
Yusuf Yücel 20 Temmuz 2021 14:03

Süpersin Arkadaşım...

0 1 Cevap Yaz
Zeki 20 Temmuz 2021 13:03

Doğuda, sadece KURBAN demek, kurban olduğum anlamına gelir. Örneğin: Gel kurban, tamam kurban, kurban bu gün nasılsın gibi...

0 1 Cevap Yaz
Ercüment Akman 20 Temmuz 2021 08:33

Muhteşem bir yazı elinize emeğinize sağlık iyi bayramlar

0 1 Cevap Yaz
Mehmet incili 20 Temmuz 2021 07:22

Gasp ettikleri mallarla onlar zenginleşir bizse dahada fakirleşirdik. İşte sezgilerimin söylediği masal bu.. Ademle Havvaya gelirsek. Onlar Allah ı biliyorlardı. Cennet te Allah la görüşüyorlardı. Allah onlardan kurban istemedi. Onlar Allah tan korkmuyorlardı. Çünkü Allah ı SEVİYORLARDI..

0 0 Cevap Yaz
Mehmet incili 20 Temmuz 2021 07:16

Bilimsel açıklamalar yazdığınız gibi olmalı.. Sezgilerimi yokluyorum: dış dünyanın bilinmezlikleri kimi zaman korkutuyor, kimi zaman mutlu ediyordu beni; mağarada yaşadığım zamanlar.. Sonraları, büyücü ve kabile başkanı kendilerinin ilişkide oldukları bir Tanrıdan söz ederek bizi korkutur ve dediklerini yaptırır oldular. Canları ne zaman et istese bize ceylan, geyik yakalayıp getirmemizi ve kurban etmemizi söylerlerdi. Tapınaktan gelen ızgara kokularından anlardık bunu. Sel, heyelan, fırtına, salgın hastalık olduğunda da; onlara itaat etmeyen kadın, erkek, çocuk, kim varsa onları kurban etmemizi isterlerdi. Ve biz korkardık, bu yüzden boyun eğerdik. Çünkü onlar kabilenin silahlarını ve tarım aletlerini gasp etmişlerdi. Silahlı adamları vardı. Biz ava çıkarken silah verirler avdan dönünce silahları elimizden alırlardı. Kıtlık zamanlarında başka kabilelere saldırırken bize silah verirlerdi, çoğumuz ölürdük. Hem saldırdığımız kabilelerin mallarını, hemde bizden ölenlerin mallarını gasp

0 0 Cevap Yaz
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat