ÜST BANNER

Nedim İNCE

KENDİNİ İFADE ETME İHTİYACININ DAYANILMAZ GEREKLİLİĞİ

Işıklar içinde uyusun, Gazanfer Özcan oynadığı bir dizide sıkıldığında ya da bir şey ters gittiğinde artık aşina olduğumuz o bildik repliği tekrarlardı: “İçim şişti.”

7 Aralık 2021 12:28
A
a
Sanırım hepimizin zaman zaman içi şişiyor, içinde bir balon varmışta her an patlayacakmış gibi bir hisse neden oluyor. En azında benim hissettiğim bu oluyor.
İçimizdeki balonu patlayacakmış gibi şişiren birçok şeyle karşılaşıyoruz hayatımızda; kimi zaman buna öfkenin de eşlik ettiği…
Balon patlamadan, öfkemiz bize ve çevremize zarar vermeden bundan kurtulmamızın yolu sorunu büyük ölçüde çözmemizden geçiyor ve genellikle de öyle yapıyoruz.
Bazen de çözülecek gibi durmuyor ve ne yapacağımızı şaşırıyoruz.
Bazen ise çözümsüzlüğü kabul ediyor izi kalsa da zihnimizde, onu derinlere itiyoruz.
Bu kadar genelleme somut bir örneği hak ediyor sanırım.
İngilizceyi geliştirmek, biraz da rutin yaşamdan kısa bir mola almak için birkaç aylığına yurt dışına gittim. Oraya ayak bastığımdan itibaren belli belirsiz bir sıkıntı duymaya başladım. Gurbettir, dedim. Yabancı bir çevredir, dedim. Ona yordum. Kırık dökük İngilizcem gündelik hayatı sürdürmeme yetiyordu. İngilizce kursunda da idare edebiliyordum.
Bir gece karabasanla kan ter içinde uyandım. “İngilizce öğretmeni bana bir soru soruyor, ben soruyu doğru dürüst anlayamıyorum, bu bir yana anladığım kadarına yanıt vermeye çalıştığımda bildiğim İngilizce buna yeterli gelmiyor ve derdimi anlatamıyorum.”
İçimdeki sıkıntı, balonu neredeyse patlayacak raddeye kadar şişirmişti. Hiçbir yere sığamıyordum. Sakinleşmem epey bir zaman aldı.
O zaman anladım ki, sıkıntımın nedeni kendimi yeterince ifade edemiyor olmamdı. Karşıyı yeterince anlamamayla da birleşince balon daha da fazla şişiyordu.
Beyin çok çalışkan bir organımız, bildiği dil vasıtasıyla sürekli üretiyor; biriken düşünceler ifadeyle kendine yol bulmak için baskıya başlıyor ve akış yeterli olmayınca de ben de olduğu gibi balon şiştikçe şişiyordu. Bir de buna ifade edilenleri yeterince anlamama eklenince “yandı gülüm keten helva”…
Zaman, mekan ve niyetimin tefekküre davetiye çıkardığı o günlerde, içimde şişen balonların daha öncelerde de olduğunu fark ettim. Bir de bunların çoğunun kendimi yeterince ifade edemediğim ya da karşının beni anlamadığını düşündüğüm anlar olduğunu hayretle keşfettim. Kendi habitatımda yaşadıklarım şiddetli olmadığından, neden, kendini ele vermeden başka şeylerin arkasına saklanıyormuş meğer.
Ne zaman ki bilinçaltını yüzeye çıkaracak bir şiddetle yaşamaya başladım kendimi ifade edebilme ihtiyacımı, birçok şeyin farkına vardım.
Kendini ifade etmenin dayanılmaz gerekliliğini gündelik pratik içinde tüm hücrelerimde hissetmiş oldum.
Göçmen bir ailenin (ülkemizde doğan üçüncü kuşaktan olsam ve dil artık ana dilim olsa da) bireyi olarak o zaman anladım göçmenlerin en büyük sıkıntılarından birinin ana dilleriyle düşünüp başka bir dille kendisini ifade etmeye çalışması ve bir türlü bunu yeterince başaramaması olduklarıydı.  Üstelik de böyle olduğunun farkında bile değiller. İşte tam da bu noktada o anladım kendini yeterince ifade edememenin kronik rahatsızlığının açığa çıkmasıyla huzursuzluğun mutsuzluğun biteviye beslendiğini…
Gündelik pratik bir kez daha öğreticilik görevini; kişinin kendini ifade etme ihtiyacının dayanılmaz gerekliliğini göstererek, yerine getirmiş oldu.
Nedim İnce
Ayvalık / 06. 12. 2021
 
 
1000
icon
Mehmet incili 12 Aralık 2021 07:26

Kendini kendine ifade edemiyor insan. ' ben kimim?' ' bu dünyaya niçin geldim?' ' varlığımın hikmeti ne?' Sorularına yanıt aramadan; akıp giden hayata, nehirde sürüklenen bir dal parçası gibi kaptırmış gidiyor insanevladı. Kendini ifade etme tam bu noktada egosal bir sorun olarak kucağımıza düşüveriyor. Egolarımızdan arınmayı yukarıdaki soruları yanıtlayarak azalttıkça ' kendimizi ifade etme' sorunuda çözümlenecektir sevgili Nedim dost .

0 0 Cevap Yaz
Hasan Bankeroğlu 8 Aralık 2021 13:08

Çok güzel analiz edip anlattın Nedim cim. Saptaman doğru. Çözümünü de bu yazıları yazarak balonların şişmesine engel oluyorsun. Yani terapini ( selfi ) yapıyorsun. Bravo

0 1 Cevap Yaz
Psikiyatri uzmanı Dr. Müge GENEK ÜLGEN 8 Aralık 2021 12:44

Günümüzde başarısıyla öne çıkan kişilerin ortak özelliklerinden biri kendini ifade etme konusunda sergiledikleri becerileridir; bu bağlamda ne bildiğiniz kadar, nasıl ifade ettiğiniz de çok önemli. Çok yetenekli ya da çalışkan olmanız yetmez, beraberinde yapabildiklerinizi çok iyi anlatabilmeniz de bir o kadar gerekli. Hatta bazı durumlarda bir şeyi iyi yapmaktan çok, iyi anlatabilmeniz daha büyük etki bırakıyor. Kendisini iyi ifade eden herkese çok sayıda kapı açılır; bu şans değil, beceridir, başarıdır! Tercihimiz, yaptıklarımızı, varlığımızı yakın çevrenize belki de sosyal medya aracılığı ile tüm dünyaya göstermek ise, kendimizi birçok yöntem aracılığı ile fark edilebilir şekilde ifade etmek gerekir. Bazen sezgiyi kullanmak, “hayır” diyebilmek, olumsuzlukları yönetmek, tüm duyulara hitap etmek ya da güçlü sorular sormak; kısacası kendimizi güçlü ve fark edilebilir şekilde ortaya koymak...

0 1 Cevap Yaz
Vahit Dündar 8 Aralık 2021 11:43

Farkında olmadigimiz bir sorunumuza teşhis koymuşsun sevgili doktor arkadaşım. Teşekkürler.

0 1 Cevap Yaz
Ahmet yeşil 8 Aralık 2021 11:29

👍👍👍🎨

0 1 Cevap Yaz
Zeki Onen 8 Aralık 2021 10:49

Çok hoş...👍🏻👏🏼👏🏼

0 1 Cevap Yaz
Hüseyin Yatağan 8 Aralık 2021 10:44

Kendini ifade edebilme veya iletişim yollarının açık olması konusu 70’li yılların filmlerinin ana konularından biriydi. Aile içi iletişimin önemi, özellikle kadın-erkek bağlamında erkek üstünlüğü üzerine kurgulamalar ön plana çıkardı. Günümüzde iletişimin kapsamı genişledi ama kendini ifade etme eşitsizliğiyle birlikte gelişti. Ele aldığınız konu çok önemli. Ara sıra yazılarınızda ele almanız iyi olur diye düşünüyorum. Saygılar.

0 1 Cevap Yaz
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat