ÜST BANNER

Ahmet LEVENTYÜRÜ

KENDİ SİLAHLARIYLA VURULUYORLAR

Sedat Peker, millete ahlak, insanlık ve din dersi verenlerin aslında ne kadar ahlaksız olduklarını ifşa ediyor.

1 Temmuz 2022 14:02
A
a
Burada sevinilecek bir durum yok aslında!
Ancak “Dinsizin hakkında da imansız gelir” derler.
Bu insanlar ancak bundan alıyorlar.
Ülkemde ahlak dediğimiz kavramın ne denli pörsüdüğünü, ne denli ezildiğini, ne denli yamulduğunu görmek beni oldukça üzüyor.
Ahlak deyince normalde aklımıza dürüstlük, ahlaksız deyince de yalancılık, hırsızlık gelmeli. Sizi bilmem ama ben öyle anlıyorum.
Ama ne yazık ki ülkemde ‘ahlak’ sözcüğü bir yere hapsedilmiş durumda. Hatta o denli ahlaksızlar ki, hırsızlık, yolsuzluk, uyuşturucu ticareti, yalan, iftira gibi şeylere gülüp geçebiliyorlar. Bunları hiç umursamıyorlar.
Ancak bel altına inince etkileniyorlar.
Ama ‘ahlak’ dediğimiz şey belin çok daha yukarısında, akılda, dilde, gözde, elde başlıyor.
Ne yazık ki ülkemde ‘ahlak’ sözcüğü çok yanlış yerlere sürüklenmiş durumda.
Millete ‘ahlak’ dersi verenlerin, milleti ahlaksızlıkla suçlayanların en büyük ahlaksızlar olduğunu görmeye başladık.
Evet, Sedat Peker elinde bir hayli arşiv olduğunu söylüyordu. O arşivden bir tanesini daha yayınladı.
İhlas Holding’in, TGRT’nin, Türkiye Gazetesi’nin önemli yöneticilerinden birisinin, eski bir AQP milletvekili adayının bir videosu yayınlandı. Videonun detayına girmeye gerek yok. Detayı önemli değil.
Ama diyorum ki ‘ahlak’ nerelere düştü.
Normalde Türkiye’de İhlaszedeler dediğimiz insanlar var. Yıllardır İhlas Holding’den haklarını alamamış, mağdur edilmiş insanlar var.
İhlas Holding, onlara hakkını vermemeyi, onları mağdur bırakmayı nasıl başardı?
Saraya, Erdoğan’a biat etti.
Bütün yalanların, yolsuzlukların, hırsızlıkların, adaletsizliklerin önde gelen savunucularından birine dönüştü. O ekranlardan o kadar çok insana karşı karakter suikastı yapıldı ki, o kadar çok masum insan hedef gösterildi, terörist ilan edildi, ahlaksız ilan edildi, hain ilan edildi ki!
Ama bunların hiç birinden gocunmuyorlar da! Bunların hiç birisi onlar için ahlaksızlık değil.
Yalan söylüyorlar, yolsuzluk yapıyorlar, hırsızlık yapıyorlar.
Ahlakı öyle noktalara indirdiler ki, artık kendi silahlarıyla vuruluyorlar.
En iddialı oldukları yerlerden vuruluyorlar.
Tahmin ediyorum ki eğer Sedat Peker sözünü tutmaya devam ederse önümüzdeki zamanlarda daha birçok ismin böyle kasetleri olduğu ortaya çıkacak. Göreceğiz, görmek zorunda kalacağız.
Aslında ben şundan korkuyorum:
Bu da etkisiz olabilir.
Neden derseniz; ben Karaman diyeyim, Ensar Vakfı diyeyim, gerisini size bırakayım.
Bir insanın başka hiç kimseye zarar vermeden, hiçbir hukuksuzluk ve haksızlık yapmadan, özel yaşamında ne yaşadığı, normalde hiç birimizi ilgilendirmez. Ama ne yazık ki kendileri hazırladılar bu havayı. Kendileri hazırladılar bu ortamı.
Ve şimdi en iddialı oldukları noktadan gol yiyorlar.
En iddialı oldukları yerlerden goller yiyecekler. Çünkü bu ahlak satıcılarının en büyük ahlaksızlar olduğunu yaşayarak gördük ve öğrendik.
Anımsayacak olursanız 17-25 Aralık operasyonlarından sonra da bir tape ortaya dökülmüştü. O tapeleri ortaya dökenlerin de Doğu Perinçek olduğunu anımsatmakta yarar var. Doğu PPerinçek o dönemde bunu söylemişti. “O tapeleri biz yayınlıyoruz” demişti.
Birinde ise Erdoğan’ın 40’a yakın tapesi olduğunu söylemişti. Sonra ne oldu? Ne olduğunu hep birlikte gördük. Doğu Perinçek, Cumhur İttifakı’nın gizli ortağı olarak bütün faaliyetlerini, bütün icraatlarını destekliyor.
O zaman yayınlanan ve tamamen gerçek olan, gerçekliği ispatlanmış olan o tapelerle, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet kayıtlarına ne denli kayıtsız kaldıklarını da gördük.
O yüzden korkuyorum onların terazisindeki bu büyük ahlaksızlıklar da onlarda herhangi bir değişime, dönüşüme, utanmaya, yüz kızarmasına yaramayabilir.
Bakalım ilerleyen zamanlarda ortaya neler dökülecek?
Toplumun tamamının tepki göstermesi gereken bir ahlaksızlıkla karşı karşıyayız.
Mücella Yapıcı 71 yaşında 18 yıl hapse mahkum edilerek cezaevine atıldı. Bu başlı başına çok büyük
bir ahlaksızlık ve haysiyetsizlik. Çok büyük bir adaletsizlik!.
Mücella Yapıcı cezaevinden hastaneye götürüldüğünde kelepçeleri açılmıyor. Örneğin diş tedavisine gidiyor. Dişi çekilirken bile kelepçesini çözmemişler. Doktor muayene edecek yine kelepçeli. Normal koşullarda bir insan suçlu dahi olsa muayeneye gittiğinde elindeki kelepçe çözülmeli. Bir tutuklu ya da hükümlü poliklinikte doktora muayene olurken yanında polis, asker ya da gardiyan bulunamaz. Hata mahremiyeti vardır. Eğer bir işkence varsa, kötü bir muamele varsa doktor bu konuda rapor tutabilir.
Ama ne yazık ki 71 yaşındaki Mücella Yapıcı, kendisi gibi binlerce insanın maruz kaldığı bu kötülüğe maruz kalıyor. Bu ahlaksızlığa maruz kalıyor. Ve biz toplum olarak bunlara ses çıkarmadığımız için, Türkiye’de bunlar normalleştiği için artık başka başka ahlaksızlık arıyoruz.
Bu ülkede karakollarda, cezaevlerinde insanlara çıplak arama işkencesi yapılıyor. Mücella yapıcı da bunun şahitlerinden. Kendisinin maruz kaldığı çıplak arama işkencesini de anlattı. Ama toplumun çok küçük bir kesiminden tepki geldi.
Bundan yüz bulan ve güç alan ahlaksızlar kötülüklerine, adaletsizliklerine tam gaz devam ediyorlar.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat