Son Dakika
29 Kasım 2017 20:51
-A +A
Sibel GELBUL

Sibel GELBUL

HİDDET SONRASI ŞİDDET

Şiddet hiddetin akrabasıdır! Şiddet olan yerde akıl, fikir olmaz! Sadece öfke olur...

Toplum olarak kadına şiddet haberleri ile ağır yaralıyız.
Yaralar kabuk bağlamadan her gün yenisi eklenmekte.
Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin" komutuyla hareket eden erkeklere alıştı bu millet.
Kabul etmeliyiz ki şiddet olmaktan çıktı.
Peki kim dur diyecek?
Her saniye kız çocuklarına yapılan cinsel istismar, küçük yaşta evlilik, kadın cinayetleri hızla devam ediyorsa bunun sorumluları hepimiz olabilir miyiz.
21.Yüzyılda bizler kadına şiddet yapılmasın diye mücadele veriyoruz.
Neden yapıyoruz ? 
Sosyal paylaşımlardaki tepki veya farkındalık etkinliklerini gördükçe üzülüyorum.
25 Kasım, Dominik Cumhuriyeti'nde, Salcedo'daOjo de Agua adlı köyde doğmuş Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Clandestina Hareketi'nin öncülerinden olan Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin katledildiği tarihtir.
Mirabel kız kardeşlerin, diktatörlüğün askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledildikleri, utanç gününün ve insanlık ayıbının yıl dönümüdür.  
1960 yılının 25 Kasım'ında, Dominik Cumhuriyeti'nin kuzey bölgesinde, bir uçurumun dibinde üç kadının cesedi bulunur. Bunlar Mirabel kardeşlerdir.  
Ertesi sabah gazetelerde bu ölümlerin bir kaza sonucu meydana geldiğini anlatan bir haber çıkar. Ama gerçek göründüğü gibi değildir...
Mirabel kardeşler, ülkelerinde siyasal özgürlük için kararlılıkla mücadele ederek Latin Amerika'daki diktatör Rafael Leonidas Trujillo'ya meydan okur. Bu yüzden diktatörlük tarafından zulme uğrayarak pek çok kez hapsedilir ve en son olarak da 25 Kasım 1960 yılında arabalarından zorla indirilerek tecavüz ve işkenceyle katledilirler...
Önce 1981'de Dominik'te toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında; 25 Kasım , "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü"  olarak kabul edilir. Daha sonra 1985 yılında, BM tarafından "25 Kasım, kadına yönelik şiddetin yok edilmesi için uluslararası mücadele" günü ilan edilir.1981 den bu yana dünyanın dört bir köşesinden kadınlar, efsaneleşen bu üç kelebeği anıyorlar.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa,  ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı; kadın dayanışmasını örüyor, seslerini yükseltiyorlar.
25 Kasım’ın, 24 Kasım ya da 26 Kasım’dan bir farkı yok.
Ancak; böyle günler en azından, “önceki yılar da neler oldu ve sonrasında ne yapacağız?” tartışmasıyla önemini gösteriyor.
Bu yüzden 25 Kasım’da, çeşitli kadın çevreleri,  kadınlara yönelik şiddet konusunda duyarlılığı artırıcı eylemler yapıyor. Seslerini duyurmak için sokaklara, alanlara çıkıyorlar.
Demem şu ki kadın çevrelerinin mücadelesiyle sınırlı kalırsa böyle devam edecek.
Sorun radikal yaptırımlarla çözümlenmeli.
Kanun ve yaptırımların caydırıcı yanlarıyla desteklenmeli.
Eğer her geçen gün artıyorsa bizler haykırıp durmaya devam mı edeceğiz!
Toplumsal zihniyet dönüşümü sivil toplumun omuzlarına bırakılmamalı.
Unutmayalım ki kadını eşit birey gören toplum medenidir.
Şiddeti oluşturan cesareti kınamakla değil, yasal düzenlemelerle yok etmek gereklidir.
Şiddetin ne mazereti, ne de özrü olmaz.

Anahtar Kelimeler : HİDDET SONRASI ŞİDDET,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

2014 Yerel Seçimlerinde Usulsüzlük Olduğunu Düşünüyormusunuz ?

2014 Yerel Seçimlerinde Usulsüzlük Olduğunu Düşünüyormusunuz ?

  • Evet : 707 Oy (%27)

  • Hayır : 603 Oy (%23)

  • Kararsızım : 615 Oy (%24)

  • İlgilenmiyorum : 648 Oy (%25)

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!