ÜST BANNER

Nedim İNCE

ELLERİ ARKADA BAĞLAMAK

Televizyonda Milli Futbol Takımımızın antrenmanından bir kesit izlerken teknik direktör Şenol Güneş ve iki yardımcısının elleri arkalarında bağlı antrenmanı takip ettiklerini gördüm.

7 Eylül 2021 13:46
A
a
Bana İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ellerini arkada bağlayarak Fatih Sultan Mehmet Türbesine girmesinin saygısızlık olarak nitelendiğini, orada da kalmayıp savcılık tarafından dava açılmak için iç işleri bakanlığından izin istendiğini anımsattı.
Belki de bu hareket ilk defa saygısızlık olarak yorumlanıyordu.
Çoğumuzun dikkatini bile çekmeyecek kadar sık rastlarız elleri arkada gezen insanlara. Bunların da hemen hepsi de erkektir. O kadar olağandır ki böyle gezenlerin çoğu da ellerinin arkalarında olduğunun farkında bile değildir. Bu nedenle hareketin saygısızlık diye nitelenmesi zorlama bir yorum gibi durmaktadır.
Muhtemeldir ki toplumsal evrimin bir mirasıdır erkeklerin zaman zaman ellerini arkada bağlayarak gezmesi. Başka bir insanla karşılaştığında ona karşı tehdit oluşturmadığına dair bir iletişim aracı olarak kullanılan elleri arkada bağlamak; günümüzde artık anlamını bile unuttuğumuz, yüzbinlerce yıl öteden gelen bir davranış olabilir.
Arka ayakların üzerine kalkınca boşa çıkan ön ayakların ellere evirildiği, ellerin yaşamı nasıl değiştirdiği, beynin gelişmesine nasıl katkı sunduğu, ellerin üretim ve sosyalleşmede rolü yüzlerce senedir yazılan birçok kitapta yer almaktadır.
Homo Sapiensin ilk yüzbinlerce yıllarında muhtemeldir ki eller en önemli üretim, saldırı, savunma ve hayatta kalma araçlarıydı; hem de günümüzde bunu kavramada zorlanacak kadar çok…
Böyle olunca ilk yüzbinlerce yıllarda sadece çığlıklar ve beden hareketleriyle anlaşan insanların iletişiminde eller de çok önemli bir yer tutmuş olmalı.
İnsanlar sözü bulduktan, bunları çoğaltıp karmaşık dil bilgisi kurallarıyla lisanı kurduktan sonra bir biriyle anlaşmaları kolaylaşmış, yanlış anlamalar azalmış olsa da evrimin mirası beden dili gündelik hayatta hala çok önemli bir yer tutmayı sürdürmektedir.
Biz bir kişinin öfkeli mi, mutlu mu, üzgün mü olduğunu, bize yakınlık duyup duymadığını ondan hiçbir söz duymadan rahatlıkla anlarız. Zira gündelik yaşamda iletişimin hala yarıdan fazlası beden diliyle yapılmaktadır. Bunun çoğunu da duygularla ilgilidir. Bir şarkıda boşuna denmemiştir “Gözler gönlün aynasıdır” diye…
Toplumsal evrimin mirası beden dili için özel bir eğitim gerekmiyor, her şey kendiliğinden ve doğal bir biçimde adeta genetik bir miras gibi kuşaktan kuşağa taşınıyor. Benzerlikleri iletişimi sağlayacak kadar çok olsa da beden dilinin, gerek kişisel nüanslar, gerekse kişisel yorum farklılıkları yanlış anlamaya da açıktır. Söze ihtiyaç duyulmasının nedenlerinden bir bu olsa gerek.
Beden dili ortak bir kültürel yaşamda yeşerdiğinden bir birinden çok farklı kültürlerde, tıpkı lisanların farklılığı gibi anlaşmayı mümkün kılamayabilir, ya da yanlış anlamanın dozu artabilir. Her ne kadar dijital çağda dünya tek tipleşmeye doğru hızla gidiyor olsa da küresel hareketliliğin yoğunluğu nedeniyle değişik coğrafyalarda beden dili kazalarına yol açma olasılığı azımsanmamalı zannımca.
Beden dilinin önemini kavramış olan Psikoloji Bilimi, bunu çalışma alanlarında bir yapmış, bir yandan beden dilini tanımlama çabasına girerken bir yandan da sözlü iletişimin güçlendiricisi olarak kullanılmak üzere arzu eden insanlara beden dili eğitimi verilmeye başlanmıştır.
Sadece bu değil beden dilini doğal akışından uzaklaştıran; görsel dünyamızda beden dilini kullanmaya yönelik birçok görüntüyle karşılaşıyor, farkında olmadan bundan etkileniyor ve gündelik dünyamızda yine farkında olmadan kullanıyoruz.
Bir elleri arkadan bağlamadan çıktık ve buralara geldik: beden dilinin bir birimizle anlaşmamızda özellikle gündelik duygusal yaşamımızda hala çok önemli bir yeri var. Üstelik doğal akışını yitirmesi nedeniyle de üzerinde durmaya, farkındalığı arttırmaya da olan ihtiyacı da göz ardı etmemeye…
Nedim İnce
Hasanbey / 07. 09. 2021
 
1000
icon
Mehmet İncili 13 Eylül 2021 21:00

Elleri arkadan bağlamanın erkeklerde olması iskelet sisteminde ağırlığın omuzlarda olmasından kadınlardaysa kalçada olmasından olmalı..

0 0 Cevap Yaz
Turgay Çetin 8 Eylül 2021 09:30

Sevgili Nedim, Güzel bir konuya değinmişsin Beden dili, gerçekten psikolıjik olarak içinde bulunduğumuz duygudurumunun bir yansıması olabileceği gibi, tarihten gelen geleneksel insan hareketlerinin evrimleşmiş biçimleri olarak da ortaya çıkabilmekte. Anlamsız gibi görünen birçok hareketin arkasında değişik anlamlar bulunabilir. Bu anlamı ortaya çıkarabilmek elbette ki hereketin oluştuğu koşulları iyi anlayabilmekten geçiyor. Bir rivayete göre eskiden şövalyeler demir miğfer giydiklerinde, birbirlerine kendilerinin düşman olmadıklarını belirtmek için miğferlerinin önündeki korumayı açıp yüzlerini gösterirlermiş. Zamanla eli başa götürmek selamlaşma hareketi haline gelmiş. Daha birçok böyle beden dili hareketinin gerçek anlamları bulunabilir. Üzücü olan şey ise, gerçek anlamına ulaşmadan yorum yapıp, yargıya varmak. Maalesef araştırma öğrenme geleneğimizi zamanla kaybediyoruz. Kolaycılık, kıulaktan dolma bilgi, doğrulanmamış sosyal medya bilgi-sizlik-leri, yaşamımıza yerleşiyor.

0 1 Cevap Yaz
Zeki ONEN 8 Eylül 2021 09:15

Çok hoş...👍🏻👏🏻👏🏻👏🏻

0 1 Cevap Yaz
Nedim İnce 7 Eylül 2021 15:02

Sevgili Ahme, bu duruşa yapılan yorumu paylaştığın için teşekkür sderim. Benim aklıma yatan bir yorum değil. anlaşılan ki kendi bakış açımdan oldukça farklı bir değerlendirme yapmışım:)

0 0 Cevap Yaz
AHMET LEVENTYÜRÜ 7 Eylül 2021 13:55

Bir rivayete göre; Vücut dili elleri arkaya bağlamak; kişinin iletişim esnasında ellerini arkaya bağlayarak karşısındaki insana verdiği mesajlardır. Eller insanın kendini ifade etmesinde en duyarlı ve en etkili organlardır. Çünkü insanın el becerisinin gelişimi ile beyinin biyolojik gelişimi birbirine paraleldir. İnsan beyni ile düşünüp hayal ettiğini elleri ile gerçekleştirir. Ellerin arkada bağlanması otorite ve gücü temsil eder. İnsanlar bu duruş ile karşısındaki insana benim arkam sağlam mesajını verirler. Bu duruşa kaymakam duruşu da denmektedir. Yani bu güç ve hakimiyet bende anlamına gelir. Bu hareketi en çok hapishanedeki mahkumlar yaparak olta atarlar. Bu hareketleri ile yanında bulunan insanlara buranın gücü ve hakimiyeti bende mesajı verirler. Bu davranışı genelde erkekler kullanır. Bu davranış kadınlarda hemen hemen hiç görülmez.

0 2 Cevap Yaz
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat