Son Dakika
16 Ocak 2018 21:54
-A +A
Ahmet LEVENTYÜRÜ

Ahmet LEVENTYÜRÜ

ÇÖKEN TÜRK TARIMINI DOĞAL AFET DE VURDU

Günümüzde saman ithal ettiğimizi bilmeyen kalmadı.

Türk tarımında sorunlar büyük.
Üretici para kazanamadığını deyim yerindeyse haykırıyor.
Üretim sürekli geriliyor.
Doğal afetler de vurunca Mersin tarım üreticisi üretici perişan.
Ama Mersinliler yine de şanslı.
Tarım ürünlerini diğer kentlere nazaran daha ucuza alabiliyorlar.
İstanbul Ankara gibi kentlerde yaşayanlar tarım ürünlerini yüksek fiyatlarla tüketiyorlar.
Bizi yönetenler ise neden-sonuç ilişkisi konularında ya hiç kafa yormuyor ya da yüzeysel değerlendirmeler yapıyor.
Tarımsal üretim bizi doyuruyor.
Tarımsal üretim bizi giydiriyor.
Tarımsal üretim aynı zamanda istihdam yaratıyor.
Sanayiye ham madde sağlayarak dış ticarette önemli bir paya sahip oluyor.
Bir zamanlar kendini besleyebilen sayılı ülkeler arasında kabul edilen Türkiye artık kendini besleyemiyor.
Tarımda gözlemlenen çöküşün başlangıcı ne zamandır, o tartışılır.
Ancak uzun yıllardır kötü yönetildiğimiz kesin.
Tarımda korumacılığın kaldırılması ve desteklemenin azaltılması, besin dış alımlarına konan gümrük tarifelerinin iç piyasayı terbiye etmek gerekçesiyle düşürülmesi tarımda çöküşün başlamasının ilk sinyalleriydi aslında.
Önce süt tozu, tereyağı ve peynir gibi süt ürünleri, daha sonra et ve ürünleri dışalımı yapıldı.
Bunun arkasında yatan gerçek, ABD ve Avrupa Birliği (AB) gibi ülkelerde giderek artan tarım ürünleri stoklarıydı.
Anılan ülkeler bu stoklarını eritemediler, çünkü ellerinde bu ürünleri üreten sığır fazlalığı vardı.
Stokların eritilmesi için bir senaryo yazıldı.
Mağazaların reyonlarında gördüğüm Hollanda peynirlerini dün gibi hatırlarım.
Ucuz dış kredi sağlanarak Türkiye gibi ülkelere damızlık sığır satıldı.
Ancak gerekli teknik ve ekonomik alt yapı sağlanamadığından, bu hayvanların yarısına yakını kasaba gitti ya da öldü.
Türkiye hayvancılığı büyük bir yara da aldı.
Buna karşılık, Türkiye bu ülkelerde sorun durumuna gelen sığırları alarak, onları rahatlattı.
Sığır ithal edilen ülkelerin kimileri bizlere ödül bile verdi.
Özünde  Fakir Türk çiftçisi, zengin batılı çiftçiye ve tekelci firmalara yardım etti.
Tarımda arz esnek olmadığı için tarımsal ürün fiyatları yaşanan enflasyona bağlı olarak artmadı, buna karşılık girdi fiyatları düşmediği için kırsal kesim giderek daha da yoksullaştı.
Örgütlenememiş üretici ve tüketici, örgütlenmiş az sayıda tarım ve gıda tekellerinin denetimine girdi Bunun sonucu, tüketici gıdaya yüksek bedeller ile ulaşırken, ödediği bedelin de çok azı üreticiye aktarılabiliyor.
Tarımsal üretimde artış hızı nüfus artışının arkasına düştü ve Türkiye açık bir şekilde tarımsal ürün dışalımcısı bir ülke durumuna dönüştü.
Yaşamakta olduğumuz yıllarda kırmızı etten baklagillere, tahıllardan  pamuğa ve samana hatta çerezlere  değin tarım ürünleri dışalımı yaptığımız çocuklarımız dahi biliyor.
Akdeniz’de koca koca tankerlerde on binlerce sığır ve koyun Türkiye’ye getirilmeyi bekliyor.
Tarımda yoksulaşan ve işsiz kalan nüfusun kentlere göçü hızlandı.
Bu sayının 15 ile 20 milyon arasında değiştiği bildiriliyor.
Ancak kentlerde de bu nüfusu emecek iş olanakları da olmadığı için yoksul semtlerin oluştuğunu görmemek ne mümkün.
Türkiye tarımsal dış pazarlarını bir bir kaybediyor.
Hatta bırakınız dış pazarları kendi iç pazarını koruyamaz ve denetleyemez bir duruma düştü.
Kısaca söylemek gerekirse 12 Eylül döneminden sonra gelen bütün hükümetler, çeşitli gerekçelerle tarıma verilen desteklemeleri göstermelik duruma getirdiler.
Türkiye tarımı çökertilirken, başka ülkelerde tarım, olağanüstü destekleniyordu.
Bu ülkelerde dış satım teşviklerle desteklerle sürdürülüyor.
Bunları, Türk halkı ya yeterince bilmiyor, ya da halkın gözünden saklanıyor.
İletişim: 0532 6059506
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!