Son Dakika
26 Eylül 2017 14:25
-A +A
Nedim İNCE

Nedim İNCE

ÇOK FAZLA SEVİNECEK BİR DURUM YOK

Hükümetimiz sık sık, ülkemizin ‘basın özgürlüğünde’ dünyanın önde gelen ülkeler arasında olduğunu söylese de tutuklu gazetecilerin sayısı ve tutukluluk sürelerinin bir nevi cezalandırmayı çağrıştıracak kadar uzun sürmesi bu söylemin doğruluğu konusunda ciddi kuşkulara yol açmaktadır.

Bunun canlı ve güncel bir örneği “Cumhuriyet Gazetesi” davasıdır.
31 Ekim 2016 yılında başlayan Cumhuriyet Gazetesi Davası daha ilk soruşturmada dokuz gazetecinin tutuklanmasıyla başladı ve daha sonra buna yeni tutuklamalar da eklendi.
İlk tutuklamalarının yapıldığından 271 gün sonra gerçekleştirilenbirinci duruşmada yedi gazeteci tahliye edildi.
İkinci duruşmada tahliye çıkmazken 330 gün sonraki üçüncü duruşmada bir tahliye kararı daha çıktı o da Kadri Gürsel içindi.
Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık ve Emre İper’in tutukluklarının devamına karar verildi; aradan 330 gün geçmesine rağmen hala delillerin tam toplanamadığı gerekçesiyle…
Burada Kadri Gürsel’e bırakalım sözü, bakalım 330 gün sonra tahliye edildikten sonra ne demiş:
"Çok fazla sevinecek bir durum da yok. Haksız mesnetsiz suçlamalarla tutuklanan Cumhuriyet çalışanları söz konusudur.
Öncelikle tüm dostlarıma, meslektaşlarıma, Cumhuriyet çalışanlarına, dışarıdaki gazetecilere, avukatların girişimi olan Adalet Nöbeti'ne, Cumhuriyet Platformu'na, tüm uluslararası ve ulusal basın örgütlerine, bize bu dava ve tutukluluğumuz sürecinde verdikleri destekten ötürü çok teşekkür ediyorum. Bize bir kez daha dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdiler.
 Sadece kendi adıma değil, geride bıraktığım 4 arkadaşım adına da bunları size iletiyorum. Çok fazla kutlanacak ya da sevinilecek bir durum yok; çünkü haksız yere, asılsız yere suçlamalarla tutuklanan Cumhuriyet çalışanları söz konusu. Ve bu arkadaşlarımızın özgürlükleri ellerinden alındı. Kendi adıma konuşacak olursam, ben gazeteci ve Cumhuriyet yazarı Kadri Gürsel olduğum için tutuklandım. Şu an karşınızda yine Kadri Gürsel olarak duruyorum. Benden önce tahliye edilen arkadaşlarım da tutuklanmadan önce neyseler, o kişiler olarak buradan çıktılar. Diğer arkadaşlarımız da öyle çıkacak bu cezaevinden. O arkadaşlarımız, mahkemelerde gördüğümüz gibi kendilerine atılan bu asılsız, hukuksuz suçlamaları da boşa çıkartırken kendilerinde bu gücü buldular ve bulacaklardır.”
Özgürlük, mutluluk adına, yaratıcılık adına, üretkenlik adına olmazsa olmazlardandır. Basının özgürlüğü ise bunlara ek olarak toplumsal ve siyasi yanlışların en alt düzeyde olması için olmazsa olmazıdır.
Özgürlükten söz edilmekte zorlanıldığında yaratıcılık ve üretkenlikten de bahsetmek kolay değildir. Mutluluğu ise koy ki bulasın…
Basın özgürlüğü sıkıntıya, gazeteciler hapishaneye girdiğinde; doğru haber, çok sesli yorumlar, olumlu olumsuz eleştiriler de sahneden çekilmeye başlar…
Kişiler, kurumlar, ekonomi, toplum ve siyaset önemli bir kılavuzundan, yol göstericisinden mahrum olur…
Yalpalar durur…
Dr. Nedim İnce
Bodrum / 26. 09. 2017

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

2014 Yerel Seçimlerinde Usulsüzlük Olduğunu Düşünüyormusunuz ?

2014 Yerel Seçimlerinde Usulsüzlük Olduğunu Düşünüyormusunuz ?

  • Evet : 684 Oy (%27)

  • Hayır : 589 Oy (%24)

  • Kararsızım : 602 Oy (%24)

  • İlgilenmiyorum : 631 Oy (%25)

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!