Son Dakika
2 Ekim 2020 15:46
-A +A
Ahmet LEVENTYÜRÜ

Ahmet LEVENTYÜRÜ

BOŞ VERİN KONUŞSUN DURSUN

Türkiye ekonomisinin başında damat bey var. Sürekli yeni paketler açıklıyor. Sürekli müjdeler veriyor. İleriye dönük fantastik hayallerden bahsediyor.

Ekonomik terimler kullanıyor ama o terimleri bir anlam bütünlüğü içinde kullanmıyor.
Ben artık şu fikre vardım. Mantık olarak geldiğim nokta şu!
Normal koşullarda bu kadar beceriksiz, bu kadar liyakatsiz, bu kadar kötü bir performans sergileyen bir ekonomi bakanına, bir maliye bakanına hazineden, paradan sorumlu bir bakana hiç kimse katlanmaz.
Evlat olsa katlanılmaz. Damat olsa da katlanılmaz.
Ama galiba toplumda oluşan, sinir bozucu ama dalga geçilen bir karakter var ya karşımızda, bu birilerinin hoşuna gidiyor.
Ya devam etsin bu böyle, dikkatleri üzerine toplasın. Hani kanun dışı operasyonlar yapılınca gündem değiştirmek için yapılıyor diyorlar ya! Bence Berat Albayrak’ı gündem değiştirme amaçlı kullanıyorlar. O çıkıp konuştuğu zaman üç-beş gün ondan bahsediyoruz. Tıpkı O’nun da söylediği gibi “Dolarmış, Euroymuş dövizmiş ben onlara hiç bakmıyorum” diyor ya! Biz de O’na bakmamaya başlıyoruz. Büyük resmi, asıl detayları kaçırıyoruz.
Dövize bakmamasına ben hemfikirim. Ben de bakmıyorum. Benim için öncelikli bakacağım şey bir ülkedeki adalet, eşitlik, insan hakları, düşünce özgürlüğü, medya özgürlüğüdür.
Türkiye gerçekten bu konularda çok iyi olsa, Türkiye’de gerçekten adalet olsa, hukuk olsa, insanlar kendini güvende hissetse, düşünce özgürlüğü, medya özgürlüğü olsa, kadın cinayetleri olmasa, çocukların başına kötü şeyler gelmese, buma rağmen Türkiye’nin ekonomisi çok iyi gitmese, Dolar, Euro çok yükselse inanın bu kadar çok sorun olacağını sanmıyorum. Birçoğumuz bunu dert etmeyiz bile! Çözüleceğine inanırız. İyi niyetli bakarız.
Normal koşullarda “Olsun. En azından huzurluyuz. En azından güvendeyiz. En azından kimsenin kimseye zulmettiği yok” deriz.
Ama her şeyin bu kadar iyi gittiği bir yerde ekonominin kötü gitmesi olasılığı yok. Keşke bu konuda dünya tarihini de bilen bir ekonomist olsa da “böyle bir örnek var mı” diye danışsak.
Ama şu an Türkiye’nin ekonomisini böyle bir karakter yönetiyor.
Damat Bey’in söylediği laflardan biri de “Bir de bakmışsınız ki, hani olur ya enerji ihraç eden bir Türkiye’den bahsediyoruz.”
Bahsedebilirsiniz. Bundan bahsetmek için enerji ihraç etmenize gerek yok.
Siz oradan yürüyün gidin.
“Yani biz desek ki uzaya dört şeritli otoban yaptık. İnanacak bir kitlemiz var” diyen Berat Albayrak’tan bahsediyoruz.
Bunu ben söylesem “Millete hakaret mi ediyorsun. Sen millete aptal mı demek istiyorsun. Haddini bil. Terbiyeni takın” falan derler.
Doğru mu? Doğru…
Ama bunu diyen Berat Albayrak!
Bunları söylemesi için resmi bir belgeye de gerek yok. Yapıştır gitsin. Kim umursar… kim takar…
“Doğru mu yanlış mı” diye test edecek imkanımız mı var?
Diplomanın sahteliğini ispatladılar kimse ikna olmadı.
Ekonominin nasıl gittiğini şuradan da anlayabiliriz.
Ekonomi bakanının laflarına filan bakmayın.
Madem o ekonomik verilere bakmıyor, Dolara, Euroya, biz de ona bakmayalım.
Boş verin konuşsun dursun.
Asıl burada korkunç bir veri var.
Türkiye’nin Amerikan ilaç şirketlerine 2.43 milyar Dolar borcu var.
Ve şu an Reuters Haber Ajansına göre 19 milyar TL borcumuz var.
Ama Damat Bey’in bakmadığı Dolar kuru her yükseldiğinde bu 19 milyar TL feci şekilde artıyor.
Çok büyük bir artış oluyor.
Şimdi borcu olan hastaneler indirim istemişler.
Ödeme planı istemişler.
Bunu kim ister biliyor musunuz?
İflas eden ya da iflasın eşiğinde olan şirketler ister.
Alacaklı olan şirketler de “hiç olmazsa paramızı kurtaralım” diye bir ödeme planı oluştururlar.
Yeniden zamana yayarlar.
Devlet, inşaat şirketlerine, ballı ihaleleri alan şirketlere verdiği garantiyi, ödediği parayı ilaç şirketlerine ödemiyor ya da ödeyemiyor.
Şu an hepimizin 19 milyar TL borcumuz var. Bu borç her an artıyor.
İşte ekonominin en iyi göstergesi budur.
Bir yerde doğal afet olduğunda oraya ilk olarak ilaç yardımı götürülüyor.
Tabii sınır tanımayan doktorlar, eczacılar var. Aynen onun muadili olan bir topluluk tamamen gönüllü olarak ilaç ulaştırıyorlar.
Ama tam da bir pandeminin ortasında, hastanelerin çok daha önemli bir hale geldiği bir yerde ilaç borcunu ödeyemeyen bir Türkiye var.
O nedenle Ekonomi bakanını sallayın gitsin.
Çünkü O da sallıyor.

Anahtar Kelimeler : BOŞ VERİN KONUŞSUN DURSUN,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!