Son Dakika

Kocamaz: “Belediyecilikte Yalan Olmaz”

Geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirilen olağanüstü meclis toplantısında istediği borçlanmayı alabilmek için geçmiş dönemi karalayarak hasmane bir tutum sergileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e sosyal medya hesabından yanıt veren geçmiş dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Vatandaşı aptal yerine koymayın. İşçi çıkarmayacağım dediysen sözünde duracaksın. Suyu ucuzlatacağım dedikten sonra katbekat zam yapmayacaksın” dedi.

Siyaset Hit: 7384 / Yorum: 0 / 18 Mayıs 2020 07:46
Kocamaz: “Belediyecilikte Yalan Olmaz”
-A +A

31 Mart Yerel Seçimleri öncesi şeytanın bile aklına gelmeyecek bir kumpasla devre dışı bırakılan geçmiş dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirilen olağanüstü meclis toplantısında istediği borçlanmayı alabilmek için geçmiş dönemi karalayarak hasmane bir tutum sergileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e sosyal medya hesabından yanıt verdi.
Açıklamasında CHP’li Vahap Seçer’in meclis toplantısındaki sözlerine atıfta bulunan Kocamaz, Seçer’i “Vatandaşı aptal yerine koymakla” itham etti.
Açıklamalarının İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi olarak değil, önceki dönem Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak şahsi görüş ve değerlendirmeleri olduğunun altını da çizen Kocamaz, “Sayın Seçerle biz geçmişte aynı işi yapan,gerek ticarette gerekse de belediye ile ilişkilerinde,hatta benim Başkan olduğum dönemde TİY yönetiminde ve kendisinin milletvekilliği döneminde kent adına yapılacak işlerde birbirimizi destekleyen, yardımlaşan siyaset üstü iki eski dost ve arkadaşlık çerçevesinde gayet medenice ilişkilerde bulunduk. Netice de bu son yerel seçimde bizim önümüz kesildi. Seçime giremedik. Bizim önümüzün kesilmesi Vahap Beyin önünü açtı. Ve birbirimize birebir, karşılıklı rakip te olamadık. Ayrıca Mersinde CHP ile herhangi bir seçim ittifakı olmadı.
Biz Sayın Ayfer Yılmaz Hanımefendiye destek verdik. Netice de kısmet Vahap Beyinmiş.
Bize yapılanlardan sonra bir kısmı da tepki oylarıyla halkın tercihi Vahap beyden yana oldu.Kendisini tebrik ettim.Hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Belediyeyi devrederken de nezaket gereği olarak devir teslim törenine katıldım. Belediyeyi de bizzat kendi ellerimle teslim ettim. Bana Mersin’de Belediyeyi Macit Başkan teslim etmedi, vekilini gönderdi. Kendisi gelmediği gibi bir telefon açıp hayırlı olsun dahi demedi” dedi.
 
Bazı Taleplerim Oldu
Devir teslim sırasında Başkan Seçer’den bazı talepleri olduğunu da belirten Kocamaz, “Ben orada Vahap Beyden bazı konularda talepte bulundum. Ekmek Fabrikası, AŞ Evi, Dost Eli Market, Evde Bakım Hizmetleri, Engelliler Dairesi, Uluslararası Mersin Maratonu, Dünya Engelsiz Mersin Festivali gibi bizim başlattığımız Sosyal projelerin devam ettirilmesini istedim. Kendisi de gözümün arkada kalmaması gerektiğini, belediyenin emin ellerde olduğunu ve hizmetlerin aksamadan devam ettirileceğini ifade etti. Ben de ayrıca 24 saat telefonumun açık olduğunu, siyaseten değil ama Mersin’e hizmet konusunda takıldığı her konuda yardımcı olabileceğimi söyledim” ifadesini kullandı.
Kocamaz açıklamasını şöyle sürdürdü:
Birkaç resmi tören dışında hiç görüşmemiz olmadı
“Dışarıda özellikle CHP camiasında yanlış bir algı olarak çok konuşuluyor olsa da o günden bu yana bir kaç resmî tören dışında Vahap beyle ne yüz yüze,ne de telefonla detaylı herhangi bir görüşmemiz olmadı. Vahap bey, önceliğinin liyakat olduğunu söylese de ilk günden bu yana yapılan yanlışlardan, sık sık değiştirilen daire başkanlarından bunun gerçek olmadığı açık bir biçimde görülüyor. Maalesef bizim üzerimize oynanan onca oyuna rağmen, beş yılda oluşturduğumuz deneyimli kadroların bir çoğu siyasi nedenlerle görevden alındığından işler,iş bilmez,liyakatsiz ellere kaldı.”
 
Herkes belediyeci olamaz
Vahap Başkan iyi niyetli olsa da geçmişten gelen bir devlet tecrübesi ve yöneticiliği olmadığından, bir çok konuda başkana yanlış şeyler yaptırılıyor! Üzülerek söylemem gerekirse, Sadece Cumartesi günkü meclis toplantısını izleyenler bile Mersin Büyükşehir Belediyesinde işlerin iyiye gitmediğini ve yönetim eksikliğini görebilir! Her zaman söyledim. Bir kez daha tekrar etmek istiyorum. İdarecilik ve yönetişim hem çok zor,hem de vebali ağır olan bir görevdir. Herkes iş adamı olabilir. Herkes bugünkü seçim ve partiler kanununa göre Ankara ile ilişkileri çerçevesinde öyle ya da böyle milletvekili olabilir. Ancak herkes Belediyeci olamaz. Belediye Başkanlığı kibirle, halka tepeden bakarak, insanları küçük, kendisini de dev aynasında görerek, zoraki ve yapmacık tebessümlerle, her şeyi ben bilirim anlayışı ile değil, halkla gönül bağı kurarak, sıcak ilişkiler kurarak ve bu işi bir vebal bilerek, gerçekten severek ve isteyerek, istişare ederek yapılabilir. Belediyecilikte hiç bir şekilde ayrımcılık yapamazsınız! Belediyede çalışanlara mobing uygulayarak, iş barışını ortadan kaldırarak ve işçi çıkarırken sırf tazminat vermemek için uyduruk tutanaklar tutarak insanları işinden ekmeğinden edemezsiniz! Belediyecilikte açık ve şeffaf olmak zorundasınız! Belediyecilikte yalan olmaz!
Olmamalı! Verdiğiniz sözü tutmak zorundasınız! Seçim öncesi işçi çıkarmayacağım,kimsenin ekmeği ile oynamayacağım dediyseniz sözünüzde duracaksınız!”
 
Vatandaşı aptal yerine koyamazsınız
“Seçim öncesi su pahalı, suyu ucuzlatacağım deyip, seçim sonrası 4-5 aylığına yüzde 10 indirim yapıp, daha sonra geçmiş yönetim popülizm yapmış, maliyetler çok yüksek, böyle olursa ben yeni yatırımlar yapamam diyerek, katbekat zam yapıp, vatandaşı aptal yerine koyamazsınız! Belediye sadece geçmişi kötüleyerek geçiştirilecek, ağlamakla vakit geçirilecek bir yer değil, ne pahasına olursa olsun hizmet üretilmesi ve halkın hayatını kolaylaştıracak işler yapılması gereken bir kurumdur. 14 aydır her konuşmada geçmiş dönem eleştirildi! Peki adama sormazlar mı? Sen ne yaptın? 14 ayda yapılan tek şey hukuksuz bir şekilde meclisten onay almadan logonun değiştirilmesi, geçmiş dönemi karalamak, geçmiş yönetimi kötülemek, sözüm ona geçmişin izlerini silmeye çalışmak! İsimleri belki bir yerlerden kaldırıp,o hizmetlerde hiç bir dahiliniz olmadığı halde kendi isminizi yazarak geçmişi silemezsiniz! Şayet gücünüz yetiyorsa Halkın gönlünden geçmiş yönetimin izlerini silin! Her defasında geçmiş yönetimden kalan borçlardan bahsediliyor! Belediye sizde. Bütün evraklar ve kayıtlarda elinizde. Cesaretiniz varsa o borçlar ne zamandan, hangi yönetimlerden yıllara sari olarak bu günlere gelmiş, ne için borçlanma yapılmış, Burhanettin Kocamaz ne kadar borç devralmış, o kendi döneminde hangi yatırımlar için ne kadar borçlanmış, bu borçlar yıllara sari olarak ne zamana kadar ödenecek, geçen dönem hangi yatırımlar yapılmış, Kocamaz göreve geldiğinde döviz kuru neymiş, şimdi döviz kuru nedir? Bunları halka açıklayın! Olayları saptırarak, yüzde 31 faizle borçlanma yapmışlar, biz daha düşük faizle borçlanıyoruz gibi popülist bir yaklaşım gösteremezsiniz. Buna kargalar bile güler! Bunu söylerken o dönemde döviz kuru ne imiş, banka faizleri ne imiş sizin borçlandığınız dönemde nedir bunları da açıklamanız gerekir. O dönemde bankalar yüzde otuza kredi veriyormuş ta biz yüzde 31‘le mi borçlanmışız? Bizim borçlanma yaptığımız dönemde dövizdeki dalgalanmalardan ve faizlerdeki artıştan dolayı bankalar kredi vermemek için direniyordu! Bu konuda lütfen halkı yanlış bilgilendirmeyin! Bizi eleştirirken bu kadar da ahlaki sınırları zorlayıp,halkı yanıltmaya çalışmayın!”
 
Her gün ağlayarak sızlayarak bu beş yıl geçmez
"On dört ay boyunca rutin işlerin dışında bir tek çivi çakılmamışken tasarruftan bahsediliyor. Doğru!
iş yapmazsanız, yatırım yapmazsanız elbette tasarruf olur. Ama siz hem borç ödemek, hem de yatırımlar yapmak için göreve talip oldunuz! Her gün ağlayarak sızlayarak bu beş yıl geçmez! Biz de geçmiş dönemden, kapanan belediyelerden, hizmet birimi büyükşehire geçen belediyelerden ve özel idareden gelen borçlarla birlikte dolar 2 TL iken 850 milyon civarında borç devraldık. Göreve geldiğimizde bu borcu bir kere açıkladık bir daha da hiç konuşmadık. Bu dönemde kendi ifadeleriyle ve dolar 6tl iken yıllara sari olarak 2,2 milyar borç devretmişiz. Yani dolar üç katı iken. Reel bazda devraldığımız borçtan daha az borç bırakmışız. Ancak buna karşın Adana’dan Antalya’ya kadar bütün yerleşim alanlarında üstelikte kurucu Belediye Başkanlığı olarak olağanüstü hizmetler üretmiş, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılamamış bir çok hizmeti hayata geçirmiş, vatandaşlarımızın yüzünü güldürmüşüz. Elbette Belediyelerin bütçesi kentin yılların ihmali olarak gecikmiş, eksik kalmış bütün problemlerini çözmeye yetmiyor. Elbette zaman zaman borçlanmak gerekebiliyor. Bizde borçlanma kararlarını çok kolay almadık! Ankara’daki sorunları çok kolay aşmadık! Belediye başkanları bir siyasi partiden seçilmiş olsa da seçildikleri günden itibaren rozetini çıkarıp herkesi kucaklamak durumundadır. Zaman zaman zorlandığınız konular olabilir. Siz, zorlandığınız dönemlerde de bu zorlukları aşmak için gayret gösterecek, herkesle özellikle de iktidar kanadı ile ilişkilerinizi sıcak tutacaksınız! Kavga sizin en son seçeceğiniz olmalıdır.  İlk günden kavgaya tutuşarak hizmet üretmeniz mümkün değildir. Siz yasaları iyi irdeleyip, işinizi doğru yapmak durumundasınız!
Dost Eli Market’i kapatmasaydınız bu pandemi sürecinde yardım toplama konusunda sıkıntı çekmezdiniz. Belki kurallara uygun olarak ve valilikten izin alarak yola çıkmış olsaydınız böyle bir süreçte bakanlıkta size daha müsamahakar davranabilirdi. Ancak siz yapmanız gerekenleri yapmadan ses yükseltmeye başladınız. Valilikten izin almanız gerekirken almadınız! Valilikler size izin vermeseydi, siz o zaman haklı olarak sızlanabilir, sesinizi yükseltebilirdiniz! Siz işi bilmediğinizden, yanlış bir yol izlediniz ve şov yapmaya kalktınız! Ve haklı iken haksız pozisyona düştünüz! Daha sonra bir yerel politikacının yapmaması gereken hatayı yaparak, ekmek dağıtımı konusunda devlet yönetimi ve valilik ile polemiğe girdiniz! Yine söylüyorum. Dost Eli Market’i kapatmasaydınız ekmek dağıtımı işini oradan çok rahat çözebilir, vatandaşa yaptığınız koli yardımını çok daha ucuza mal edebilirdiniz. Sizin bu yerel yönetimde iken genel politikalara yön vermeye çalışmanız, kendi ifadenizle “Türkiye’yi Mersin’den düzelteceğiz” şeklindeki düşünceniz kente ve kentin geleceğine zarar veriyor. Siz bir yerel yöneticisiniz. Kenti topyekun kucaklamanız, siyasi polemiklerden uzak durmanız, bu şekilde yapılan ya da yapılacak popülist siyasetlerin öznesi olmamanız gerekir! Üstelik mecliste azınlıktasınız. Ülkelerden taviz vermeden, Beyt-ül malı ve dengeleri korumak, ilişkilerinizi de sıcak tutmak zorundasınız. Sizin şu anki tutum ve davranışlarınız, eylemleriniz, söylemlerinizle asla örtüşmemekte ve bu durum Mersin’i ve Mersin’in geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir.
Keşke böyle olmasaydı! Keşke son dönemlerde yaşanan hadiseler yaşanmamış olsaydı da Meclis size borçlanma yetkisini vermiş olsaydı. Bugün Meclisten borçlanma yetkisi alamamış olmanızın altında da bu gerçekler yatmaktadır. Temennimiz artık 14 ay geçti. Artık taşların yerine oturması. Bu güne kadar yaşananlardan dersler çıkarılması. Mersin’in ve Mersinlinin beklentilerine cevap verilmesi ve Mersin’e yapılacak, eksikliği hissedilen ve ihtiyaç duyulan yatırımların bir an evvel öncelik sırasına göre başlatılması. Mersin hepimizin. Belediyenin başarılı olması Mersin’deki eksikliklerin giderilmesi, Mersin’in gerginliklerden uzak bir şekilde barış huzur ve kardeşlik içerisinde geleceğe emin adımlarla yürümesi hepimizin ortak temennisidir.”
 
 

Haberin Galerisi
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!